Milet, Didim sınırları içerisinde hiç düşünmeden ziyaret edilmesi gereken tarihsel kentlerden birisidir. Arkaik dönemden başlayarak günümüze kadar birçok uygarlığın himayesine giren Milet’i bu denli önemli yapan hiç kuşkusuz ki büyük bir liman kenti olmasıdır. Günümüzde, Söke Ovası’nın 2000 yıl önce deniz olması ve Bafa Gölünün Latmos Körfezi olarak adlandırılması, Milet’in konum olarak ne denli önemli bir noktada olduğunun göstergesidir. Milet’in bu konumu, denizcilikte ilerlemesini ve ekonomik olarak güçlenmesini sağlamıştır.

Aristoteles’e göre, felsefe yapacak kişi iki önemli özellik taşımalıdır: Bunlardan ilki “tuzu kuru” olmalı yani ekonomik kaygıya düşmeden kendini sadece düşünceye verebilmeli. İkincisi ise; gerçek bir merak duygusuna sahip olmalıdır. Tarihin ilk filozofu Thales’in ve onun bilgileriyle yetişen Anaksimens ve Anaksimandros’un, bilgilere kolay ulaşan ve ekonomik olarak çok güçlü olan Milet’ten çıkmaları, bu noktada bir tesadüf değildir. Daha sonra Thales ve öğrencilerinin kurduğu “Fizikçiler Okulu” ile, pozitif bilimin temellerini atacak ilk çalışmalarını burada yapmışlardır, M.Ö. 585 yılında gerçekleştiği kabul edilen Güneş tutulmasının zamanını, gün dönümlerini, piramitlerin boyunu ve Nil Nehrinin yükselmesinin rüzgara bağlı olduğunu bulmuşlardır. Ayrıca, geometride Thales Teoremi hala geçerliliğini korumaktadır.

Milet’e gittiğinizde sizi ilk karşılayacak olan; bütün ihtişamıyla antik tiyatrodur. M.Ö. 4.yy.’da kurulan tiyatro, o dönemde deniz manzarası nedeniyle sanata olan saygının ve romantizmin bir nevi vücut bulmuş halidir. On beş bin kişilik kapasitesi, muhteşem akustiği, numaralandırılmış oturma yerleri, imparator için oluşturulmuş özel bölümü, kulisleri, sahne binası ve 140 metre sahne genişliği ile, bugünkü modern salonların birçoğundan üst seviyededir.

Günümüze dek ulaşan diğer önemli yapıtlardan birisi ise; Faustina Hamamı’dır. 16. Roma İmparatoru Marcus Aurelius’un eşi Faustina’ya yaptırdığı hamam, 50X80 metre ölçüleriyle, Anadolu’nun en büyük hamamlarından birisidir. Dört bölümden oluşan hamamda Apoditerium (soyunma kısmı), Frigidarium (soğuk kısım), Caldarium (sıcak kısım) ve Tepidarium (ılık kısım) bulunuyordu. Yine bu bölümlerde Hz. Musa, Aslan ve Maiandros (Nehir Tanrısı) heykelleri bulunmaktaydı. Bu heykeller, günümüzde çeşitli müzelerde sergilenmektedir.